« Önceki |

30/10/2008

27.İSTANBUL KİTAP FUARI



İstanbul’da Kitap Mevsimi!
İşte yılın sevdiğim zamanlarında biri; onbinlerce kitabın, yüzlerce yayınevinin okurla tek bir çatı altında buluştuğu zaman.

İstanbul Kitap Fuarı 1 Kasım 2008 Cumartesi günü kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor...

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de, 1-9 Kasım 2008 tarihleri arasında düzenlenecek olan 27.İstanbul Kitap Fuarı kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor.

Bu sene “1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra” temasıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı’na yaklaşık 550 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak; panel, söyleşi, konser, şiir-dinletileri ve çocuk etkinlikleri gibi 282 kültür etkinliğinde ve imza günlerinde 750 yazar okurlarıyla buluşacaktır.

Onur Yazarı: Füruzan
27. İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı Füruzan, fuar süresince çeşitli etkinliklerde okurlarıyla bir araya gelecek. Ödül töreni ise 3 Kasım 2008 Pazartesi akşamı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi/Interexpo Salonu’nda düzenlenecektir. Fuar süresince Füruzan’ın yaşamından kesitlerden oluşan ve tasarımını Sadık Karamustafa’nın yaptığı Onur Yazarı Sergisi “Füruzan Diye Bir Öykü” üst kat fuayede yer alacaktır. 

68 Hareketinin Önemli İsimlerinden Tarıq Ali İstanbul Kitap Fuarı’nda  
Fuara 68 hareketinin önemli aktivistlerinden yazar Tarıq Ali konuk olarak gelecek ve 2 Kasım 2008 Pazar günü “Avrupa’da 68 Hareketi” konulu panele konuşmacı olarak katılacaktır. Okurlarıyla bir araya gelecek olan Tarıq Ali Londra’da yaşıyor ve tarihçi kimliğinin yanı sıra New Left Review dergisinin editörlüğünü de yürütüyor.

Tema çerçevesinde gelecek bir diğer konuk ise Mark Kurlansky. Amerikalı gazeteci-yazar Kurlansky ilk kez İstanbul Kitap Fuarı’nın konuğu olarak geliyor. 68’in 40. yılı nedeniyle fuarın konuğu olan Mark Kurlansky, 1 Kasım 2008 Cumartesi günü “1968: 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra” panelinde okurlarıyla buluşacaktır.

Tema kapsamında fuarın diğer önemli ismi ise Che Guevara üzerine yazdığı kitaplarla ve çektiği belgesel filmlerle tanınan Küba’lı yazar Froilan Gonzalez’tir. Gonzalez’in Che Guevara üzerine yazdığı 10’dan fazla kitabı bulunmaktadır.
Latin Amerika’dan fuara gelecek bir diğer önemli isim ise, bu sene ilk kez fuara katılan Venezüella’lı yazar Luis Britto Garcia’dır. Garcia, Venezüella edebiyatı üzerine çalışmalarda bulunuyor ve fuarda bu konuda bir panele konuşmacı olarak katılacak.
Fuarın diğer konukları; Dürzi kökenli, Arapça yazan ve Filistin-İsrail barışında çok etkin bir rol oynayan Filistinli şairler Moaen Shalabia, Naim Aradiy, Agi Mishol, Hava Pimhas Cohen, Mageed Asakly; S. Fischer Vakfı’nın konuğu olarak Almanya’dan Thomas Brüssig, Thomas Glavinic ;Avusturya’dan Dimitre Dinev; Romanya’dan Nicolae Breban, Aura Christi ve İngiltere’den çocuk kitabı yazarı Ian Beck fuarın bu seneki konukları arasındadır.

Fuar’ın yabancı katılımcıları

27. İstanbul Kitap Fuarı bu sene ilk kez Rusya ve Venezüella’dan yayıncılar ve Yayıncılar Birliği temsilcilerini ağırlarken fuarın diğer katılımcıları arasında Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Ermenistan, Hindistan, İtalya, İngiltere, İspanya, İsveç, İran, Kosova, Küba, Letonya, Makedonya, Polonya, Romanya ve Yunanistan’dan yayınevleri bulunuyor.


Arkeoloji Sanat Yayınları 30. Yaşını Kutluyor!

1978 yılında ülkemizin  arkeoloji alanındaki ilk popüler dergisi Arkeoloji ve Sanat'ı çıkarmakla yola çıkan yayınevi bugüne kadar yayınladığı kitaplarla da Türkiye'nin zengin kültür mirasını, tarihi eserlerini arkeolojik zenginliklerini konu alan çok sayıda eseri kültürümüze kazandırdı. Arkeoloji ve Sanat'ın  "toprağın altından kağıdın üzerine" 30 yıllık yayın serüveninin ürünleri yeni çıkan dergi ve kitaplarla birlikte Tüyap'taki standlarında okuyucularla buluşacak. TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş., Arkeoloji Sanat Yayınları’nın 8 Kasım 2008 Cumartesi günü fuar kapsamında gerçekleşecek 30. Yıl Kutlaması’na ev sahipliği yapacak.


Fuar’ın Sergileri

Fuarda Onur Yazarı sergisinin yanı sıra, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından Türk Kitap Sanatları örneklerinden oluşan “Geleneksel Türk Kitap Sanatları: Bugünün Ustaları’’; Bergama Yortanlı Kurtarma Derneği tarafından düzenlenen “Üç Sessiz Çığlık: Allianoi, Hasankeyf, Zeugma’’; Kamil Koç-Yolculuk dergisi tarafından düzenlenen “Anadolu’da Tarihe, Kültüre, Doğaya, İnsana Yolculuk’’ başlıklı fotoğraf sergisi 6. salon içinde gerçekleştirilecektir.


İstanbul Kitap Fuarı, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından düzenlenen 18. İstanbul Sanat Fuarı/ARTİST 2008 ile eş zamanlıgerçekleştirilecektir. Öğrenci, öğretmen ve emeklilere ücretsiz olan fuar giriş bedeli 5 YTL’dir. Fuarlar, 1-8 Kasım 2008 tarihleri arasında 11.00-20.00 saatleri, kapanış günü 9 Kasım 2008 tarihinde ise 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

12/10/2008

ÇILDIRTAN ÇEVİRİ

En büyük zevklerimden biri kitap okumak ve kitapçılarda kitap incelemek, sonra da dayanamayarak bazen bütçemi de aşarak kitaplar satın almak.

Kadıköy'de Deniz Otobüsleri iskelesi'nin karşısında eskiden Migros'a ait olan binanın bulunduğu yerde şimdilerde Alkım Kitapevi bulunuyor.  Çok katlı bir bina. Her kat ayrı konularda kitaplara , bir kat  indirimli kitaplara, bir kat müzik aletlerine ayrılmış.  Çok keyifli bir mekan. Bu nedenle de, Nezih Kitapevinden sonra en sık gittiğim ikinci yer.

Dün yine kendimi kaptırmış kitaplar arasında gezerken bir reyon dikkatimi çekti. İş Bankası Kültür Yayınları, 100 Temel Eser, Orjinal Dilden Kısaltılmamış Çeviriler, Karton Kapak, 3._YTL.

Yuppieee...Süper! dedim,  kendi kendime.  Ne güzel bir hizmet. Ucuza, korsan olmayan kitap sahibi olmak. Parayı ödemek, satış fişini almak ve iç huzuru ile evin yolunu tutmak. Hemen kitapları incelemeye başladım. Neler var, neler... uzun zaman önce 14.-YTL'ye aldığım "Küçük Prens" bile var. Hemen bir aritmetik hesabı, üzerine 1 YTL daha ekleyip 5 kitap alırdım buradan hayıflanmaları falan derken; baktım, al hepsini git moduna girmişim yine:). Mantığımda boş durmuyor bu arada tabi, acil durum sirenlerini çalarak devreye girdi:

-Kaçmıyor ya, al bir tane, oku, beğenirsen diğerlerini alırsın dedi. Haksız da değildi.

Sonuçta "Oscar Wilde'ın, Roza Hakmen ve Fatih Özgüven tarafından çevirisi yapılan "Mutlu Prens" isimli kitabını aldım. Mağazadan çıktım ve Beşiktaş'a gitmek üzere bindiğim vapurda kitabı okumaya başladım.

Veee... o da ne? Dakka bir, gol bir misali, daha ilk sayfada devrik cümleler gülümseyerek bana hoşgeldin dediler. İkinci sayfadakilerde onlara eşlik ettiler .

İşte örnekler:

"Herkes çok hayrandı ona.(sayfa 1, paragraf 1)"

Hayranlık zaten aşırı dozda olan sevgi ifadesidir, çok hayran diye bir şey olmaz ki. Görüldüğü gibi cümlenin öznesi sona alınarak gayet başarılı bir devrik cümle kurulmuş ve - çok hayrandı- sözcük tamlaması da dilimize kazandırılmış.

"Ah!  gördük, rüyalarımızda. ( sayfa 2, paragraf 4)"                                                         Sanırım benim bir şey söylememe gerek yok, görünen köy klavuz istemez :)

"Bir gece şehrin üzerinden küçük bir Kırlangıç geçti uçarak.( sayfa 2)"                                 Uçarak kelimesine kadar cümle gayet güzel. Birebir çeviri yapmak adına cümlede anlam açısından gereksiz olan bir kelimeyi kullanmak ne derece doğrudur? Ayrıca; Kırlangıcın şehrin üzerinden uçmayarak geçmesi mümkün müdür ki, özellikle uçarak kelimesine vurgu yapılmıştır?

Kitap bu ve bunlara benzer devrik cümlelerle, yazım ve noktalama hataları ile dolu.

Açıkcası bu beklemediğim bir durumdu, çünkü; işin içinde İş Bankası Kültür Yayınları vardı. Hem şaşırdım, hem de üzüldüm. Bu kadar ciddi bir girişimde bu kadar hata olmamalıydı. Üstelik bu kitaplar MEB tarafından tavsiye edilen 100 Temel Eser kategorisindeyken, nasıl böyle bir hatalar zincirine göz yumulmuştu, merak ettim doğrusu.

Düşünün; bu kitapları, İlköğretim çağındaki çocuklar okuyacak, anlamaya çalışacak. Onlar bu kadar irdelemeyecekler belki, nede olsa tavsiye edilen kitaplar. Ve kurdukları cümlelerin devrik olması da onlara normal gelecek, yazdıkları yazıda ki imla hataları da. Çünkü tavsiye edilen kitapta da öyle.

Ben şimdi merak ediyorum:

-İş Bankası Kültür Yayınlarında bu işi kotaran grubu oluşturan kişiler ,bu çevirileri ve yazım hatalarını görmediler mi?

-Yoksa gördülerde, o nedenle mi 3.-YTL'ye satıyorlar(ki imaj açısından hiç affedilir değil)?

Sonuç:

Düzeltme takıntım yüzünden kitabı okuyamıyorum. Tıpkı alt yazılı filmleri, orjinal konuşma ile çeviri alt yazı farklı olduğu için izleyemediğim gibi.

Güzel Türkçemizin, güzel kullanıldığı kitapları okuyabilmek ümidiyle, harika bir hafta diliyorum sizlere.



21/8/2008

YENİ ÇIKAN ÇOCUK KİTAPLARI

ANNEMLE BABAM ARKADAŞ OLDUKLARINI UNUTUNCA
Jennifer Moore-Mallinos, Resimleyen: Marta Fabrega, Redhouse Kidz, 32 sayfa

Dört yaş ve üstüne hitap eden bu resimli kitabın amacı, aile içinde yaşanan değişimler sırasında çocuğunuzun yaşayabileceği bazı kaygılara dikkatinizi çekmek. Kitapta anlatılan olaylar, çocuğunuzun ayrılık ve boşanma süreçlerinin kurbanı olmasını önlemeniz ve bu aşamaların üstesinden gelmesine yardımcı olmanız konusunda size yol gösterecek. Çocuğunuzla iletişim kurmak için de kullanabilirsiniz bu kitabı. Ne de olsa, çocuğunuza kitap okumak için ayırdığınız zaman, ona onu ne kadar sevdiğinizi gösterebileceğiniz anlardandır.


EĞLENCELİ MASALLAR
Nurşen Şirin, Resimleyen: Mustafa Kocabaş, Timaş Yayınları, 383 sayfa

52 masal ve 104 etkinlikten oluşan bir kitap Eğlenceli Masallar. Kitaptaki masallar yoluyla çocuklar eğlenirken zekâ potansiyelleri de gelişecek, çünkü sekiz farklı zekâ alanına özel yazılmış bu masallar: Matematiksel, dilsel, görsel, müziksel, bedensel, kişiler arası sosyal, doğa zekâsı ve kişisel-içsel zekâ. Masalları izleyen etkinlikler hem eğlenceli hem de masalları destekler nitelikte. Timaş’ın, birinci ve ikinci sınıf öğrencilerine yönelik bu kitaba kardeş başka masal kitapları da var.


LAURA ATEŞ YILANI’NIN YÜZÜĞÜ
Peter Freund, Çeviren: Aynur Düzgünel, İthaki Yayınları, 455 sayfa

 Laura, annesinin hayatta olabileceğine dair kanıtlar bulabilmek için tehlikelerle dolu bir yolculuğu göze alır. Çünkü Ejder Oburgulius Laura’nın kalbinde bu umudu yeşermiştir. Tüm işaretler annesinin Gölgeler Ülkesi’ne sürgün edildiğini gösterir. Laura, Gölgeler Ülkesi’ne girebilmek için Ateş Yılanı’nın efsanevi yüzüğünü ele geçirmek zorunda kalır. Üstelik küçük kız bunun başka maceralara benzemediğini farkında bile değildir. Laura’nın on üç yaşına basmasıyla başlayan gizemli olaylar serinin beşinci kitabında devam ediyor!


CANDARA’NIN HEDİYESİ
Jasper Cooper, Çeviren: Gül Bostancı, Erdem Yayınları, 319 sayfa

 Gizemli bir yabancı bir gece yarısı Taşlar Krallığı’na girdiğinde, barış içindeki krallıktaki yaşam darmadağın olur. Yabancı, güçlerini kullanarak krallığı ele geçirmeyi istemekte ve sihirli Candara Taşlarını çalmayı planlamaktadır. Krallıkta yaşayanların, özgürlüğün kıymetini unutmuş olmaları da yabancının işini kolaylaştırır. İki cesur çocuk, Prenses Amalek ve Prens Seph, Kara Büyücü’nün planını bozmaya kararlıdır. Üstelik Kara Büyücü o derece acımasız bir büyü yapar ki, savaşmak için geriye bu iki çocuktan başka kimse kalmaz.


GÖZ MASALI
Fazıl Hüsnü Dağlarca, Resimleyen: Mustafa Delioğlu, Yapı Kredi Yayınları, Doğan Kardeş Kitaplığı, 34 sayfa

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Konya’da geçen çocukluğunun sinema olayı. Yaşanmış bir öykü. O yılların dinlenme günü olan cumalarda annesiyle, kardeşleriyle sinemaya nasıl gittiklerini, kadın-erkek ayrı yerlerde oturduklarını, sinemanın bir kır gezintisi yaparcasına yemeklerle, testilerle dolu yaşamını, okuma bilenlerin azlığı yüzünden sinemacının filmi gür sesiyle anlattığını dile getiriyor Ozan; “Sevinirdim ya çok/Korkardım da/İçine girerken/Kapkaranlık oluverirdi/Güpegündüz/Göz masalı sinema.”