ATMOSFER NEDİR?

Atmosfer, ilk kez 1783 yılında, bir Mongolfiye balonunun yaklaşık olarak 9000 metre yüksekliğe kadar çıkmasıyla incelenmiştir.
Dünyayı çepeçevre kuşatan atmosfer tam bir küre yapısında olmayıp,üst ve altından biraz basık bir küre biçimindedir. Genel bir bakışla atmosfer iki büyük tabakaya ayrılır:
1)Yeryüzüne yakın olan Troposfer
2)Troposfer'in üzerinde bulunan Stratosfer Troposfer,Kutuplarda 9 kilometre (9000 metre), Ekvatorda ise 17 kilometre (17. 000 metre) kalınlığındadır. Stratosfer ise yaklaşık olarak 24. kilometrede başlar. Bu ikisinin arasında "tropopoz" diye tanımlanan bir ara tabaka vardır. Stratosfer tabakası yaklaşık olarak 70-80 kilometreye kadar çıkar. Bu yükseklikte gazların basıncı çok düşüktür. Gazlar iyonlanma işlemine uğrarlar. Başka türlü söylemek gerekirse, gazların atomları elektrik yüklü küçük zerrelere (iyonlara)ayrışır. Dolayısıyla, bu yükseklikten öteye olan tabaka İyo-nosfer" diye tanımlanır.
Atmosferin çeşitli tabakaları arasındaki fark,bu tabakaların kimyasal bileşiminden çok ısı bakımından gösterdikleri değişimlerdir. Toroposfer'de, ısı yaklaşık olarak her 300 metre yükseldikçe 5 derece azalır. Atmosferde 16.000 metrenin üzerine çıkılması ilk kez 1931 yılında mümkün olmuştur. Bu denemeyi yapan İsviçreli bilgin Auguste Piccard'dır.
Yeryüzünü çepeçevre kuşatan ve ona yerçekimiyle, daha doğrusu bu çekim kuvvetiyle bağlı gaz tabakalarının tümü "atmosfer" diye tanımlanır. Sözkonusu tabakalar çeşitli gazlardan ve tabakalara göre değişik oranlarda sudan meydana gelmiştir. Buradaki su buhar halindedir. Gazlardan ve su buharından oluşan tabakalar,dünyanın çevresinde bir "havaküre" meydana getirirler.
Burada özellikle belirtmemiz gereken,hava küresinde havanın yoğunluğunun her yerde aynı olmadığıdır.Yer yüzeyinden 10.000 metre yüksekliğe kadar, yoğunluk çok küçük hemen hemen önemsenmeyecek değişimlerle aynı kalır. Bu yükseklikten öteye daha büyük ölçüde değişimler görülür.
Havanın yaklaşık olarak ağırlığı insan aklının alamayacağı ölçüdedir. Bilimsel yöntemlerle yapılan incelemeler,bunun 6.000.000.000.000.000 ton olduğunu ortaya koymuştur. Alçaklıklarda, yeryüzüne daha yakın yerlerde hava yoğunluğunun daha az olmasının nedeni,bu ağırlığın büyük basıncıdır. Deniz yüzünde atmosfer basıncı,yaklaşık olarak santimetre kareye 1033 gramdır. Bu basınç, deniz yüzünde,45 boylamda, 0° (sıfır derece) ısıda, 760 milimetre uzunluğundaki cıva sütununu dengede tutar. Yeryüzünden 11 metre yükseklikte,atmosfer basıncı ortalama 1 milimetre düşer. Görüldüğü gibi, atmosfer basıncı yere,yüksekliğe ve mevsime göre değişir. Su buharına, gaz ve buharların çevrelerine yaptığı basınç bakımından birim olarak "atmosfer" kullanılır. Fiziksel basınç birimi olan 1 atmosfer, 760 milimetre uzunluğundaki civa sütununun 1 santimetre karelik yüzeye yaptığı basınç karşılığıdır.
Hava başlıca iki gazdan meydana gelmiştir. Bu gazlar oksijen ve azottur. % 21 oksijen dışında % 1 argon, 100. 000 de 1 neon, 100. 000 de 1 kripton, 1.000.000 da helyum, 20.000.000 da 1 ksenon, 10.000 de 1 hidrojen bulunmakta olup, geri kalanı azottur.
Havadaki su oranı 1/30 ile 1/1000 arasında değişimler gösterir. Atmosferin içinde ayrıca birtakım küller, kuvars zerrecikleri, volkanik tozlar, madensi orijinli (kökenli) diğer zerrecikler, mikroplar ve bakteriler gibi organik kökenli başka zerrecikler de vardır. 10. 000 metre yüksekliği aşınca, havayı meydana getiren gazların oranlarında büyük değişimler farkedilir. Yeryüzünden yukarıya doğru çıkıldıkça, atmosferdeki hava tabakalarının soğukluğu artar. Soğuma her 215 metrede 1 derecedir. Atmosferin hayatımızdaki önemi çok büyüktür. Atmosfer, gündüzleri dünyayı güneşin yakıcı ışınlarından koruyan bir örtü,geceleri ise ısıyı muhafaza eden bir battaniye niteliğindedir.
0 yorum yazılmıştır