« Önceki | Sonraki »

29/3/2009

HAYAT AKIP GİDERKEN...



Hayat akıp giderken...Bu üç kelimeyi çok fazla kullandığımı farkettim. Zaman çok hızlı geçip gittiğinden mi böyle düşünüyorum bilmiyorum. Tek bildiğim pek çok şeyin akıp gittiği ve gidenlerin hayatın kendisi olduğu. Peki, ben neresindeyim bu akışın diye düşünüyorum. Düşünmeme gerek bile yok aslında. Ben locadayım, öylece akıp giden hayatı seyrediyorum. Arada bir alkış tutuyorum, arada bir gözyaşlarımı siliyorum, arada bir de "cık ..cık...cık.. hiç olmuyor" diye eleştiriyorum ama locadan inmiyorum sahneye, olaya müdahil olmuyorum nedense. Oysa benim de rolüm var bu akışta. Ezberlerimi iyi yapmıyorum galiba bu aralar, oysa hepsi aklımda, nedense oyuna katılmak istemiyorum. Severim hayatın içinde olmayı halbuki.

Bazı insanlar vardır; başkalarına fırsat vermeden kendi kendilerini eleştirir, kendi kendilerini cezalandırırlar, karşılarındaki insanlar da öylece kalakalırlar. Tüm savaşları kendilerinledir. Bunlar çok fazla empati yapan insanlardır. İşte bende onlardan biriyim. Tam donanımlı bir amazon. En çok haksızlıkla, bir de kendinle savaşan bir amazon. En güçlü silahı kelimeleri , aklı ve duyguları olan bir amazon. Locada uyuyakalmış bir amazon...

Doğru bildiklerim uğruna kararlar alıyorum, uygulamaya koyuyorum, ruhen huzur buluyorum, çoğu zaman madden zarara uğruyorum. Peki mutlumuyum diyorum, şöyle bir bakıyorum mutluyum. O zaman neden bu seyircilik hali diyorum kendi kendime, dönüp bir de bakıyorum ki; oyuncuyum akıp giden hayatın içinde, seyirci olduğumu sandığım loca sahnede ve locadaki seyirci rolündeyim. Bundanmış meğer tüm repliklerimin ezberimde olması, bundanmış üzerimdeki kostüm, bundanmış dilimden dökülmeye hazır kelimeler, bundanmış isyanlarım, bundanmış asiliğim. Yönetmenle konuşmaya karar veriyorum, bir daha bu tarz  roller istemiyorum diyorum. Yüzümü avuçlarının içine alıyor, gözlerinden gözlerim aracılığı ile içimi huzurla dolduruyor. Sen hayatın içinde iyi bir oyuncusun, üstesinde gelemeyeceğin rol yok diyor ve alnımdan öpüyor ve yeniden sahneye itiyor beni. Mehmet Akif'in güzel dizelerinden biri ile şimdi ben alkışlanıyorum ve selamlıyorum hayatı...sizleri...

"Yumuşak başlıysam, kim demiş uysal koyunum.

 Kesmeye gelir ancak, çekmeye gelmez boynum."

Mutlu bir pazar günününde seyirci değil oyuncu olmanız dileğiyle...

Miss.Critic

İstanbul, 29/03/2009 Pazar (Güneşli ama soğuk,yerel seçimlerin olduğu ve saatlerin bir saat ileri alındığı bir gün)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Anjelika7 | Tarih: 2009-04-06 00:42:12
    Konu: Sevgili arkadaşım...
    Düşündün mü hiç, belki de sana yönetmenlik yakışmaktadır... Olamaz mı? Kendi oyununu, kendin koy sahneye, bu güç sende var... Rol dağıtımını da istediğince yap, kendince... Bu güzel yazılar bana bunları düşündürdü... Herşey gönlünce olsun.

    Bağlantı »

  2. Yazan: oyumben | Tarih: 2009-04-04 11:52:28
    Konu: Loca
    Hayat locadan seyredilmek için değil, bizzat içinde oynamamız gereken bir oyundur. Hadi atla locadan... Sahne seni bekliyor... ( alkışlar duyulur, ıslık sesleri, uğultu...)

    Bağlantı »

  3. Yazan: gurbetdeyazmak | Tarih: 2009-03-31 18:41:44
    Konu: Çok güzel bir yazı yazmışsınız yine
    Kendisinin sempatik olmasını isyeyenler,
    çevreleriyle empati kurarlar.
    Ve gerçekten bu insanlar mutludurlar.
    Siz bu konuda aynı zamanda çok iyi bir kompozisyon yazısı yazmışsınız.
    sağlıkla kalın efendim.

    Bağlantı »

  4. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-03-31 02:12:23
    Konu: Zaman
    Bir yıl, iki yaşındaki bir çocuğun ömrünün yarısı iken 50 yaşındaki bir insanın yaşamının ellide biridir. Sanırım zamanı algılayış boyutumuz yaşadığmız sürece orantılı olarak değişiklik arz ediyor. Ve sanırım bu yüzden çocuklar sabırsız oluyor ve yaşlılar için vakit hızla akıyor görünüyor. Bu arada vakit hızlandıkça insanın uykusu daha çabuk geliyor tabi. Pötürdeyip bulunduğu yere kıvrılmak istiyor bünye. Mayışıp öylece uyumak bir locada. Ama bu ölüme yatmaktır. Uyan çabuk.. Uyursan ölürsün... Titre ve kendine gel... Zaman her geçen gün daha da hızlı akarken uyumak ölümü kabul etmektir...Ve bir kez zamanın dişlileri arasına kendini kaptırdığında geri dönüşün olmaz...

    Bağlantı »

  5. Yazan: nihansum | Tarih: 2009-03-30 00:32:33
    Konu: Kendimi buldum
    Okurken acaba şu anda içinde bulunduğum ruh haline bu denli başka uyumlu bir yazı olabilir mi diye düşündüm. Kendimi anlatsam ancak böyle yazabilirdim ne eksik ne falza. Dolayısıyla sevgili Misscritic yalnız değilsin, o yüzden de çok iyi anlıyorum.

    Bağlantı »